A. DAVRANIŞ VE UYARILMA

Canlının iç ve dış ortamdan gelen fiziksel, kimyasal değişikliklere karşı vermiş olduğu tepkilere davranış denir. Davranışı inceleyen bilim dalına ise etoloji denir. Organizmalarda davranış yeni tepki oluşturma, hayatta kalma ve türün devamını sağlamaya yöneliktir. Canlıların davranışları doğal seçilimin ürünü olup, her bir türün kendi yaşam tarzına uygun şekilde evrimleşir. Canlılardaki davranış ortaya çıkma mekanizması da türün gelişmişliğine bağlı olarak gerçekleşir.

Davranış hem genetik hem de çevresel faktörler sonucu ortaya çıkar. Davranış; doğuştan gelen davranış, öğrenilmiş davranış ve sosyal davranış olarak üç grupta incelenir.

1. DOĞUŞTAN GELEN DAVRANIŞLAR

Öğrenilmemiş, doğuştan gelen davranışlardır, kalıtsal olarak kazanılır. Doğal davranış türün tüm bireylerinde görülür. Doğal davranışlar, refleksler ve içgüdüler olarak iki grupta incelenir.

Refleksler

Hayvanlarda çeşitli uyarılara karşı oluşan ani, değişmez, otomatik tepkilerdir. Refleksler canlıların çevresel değişimlere hızlı tepki vermelerini sağlayarak zarar görmelerini önler.

İçgüdüler

Organizmanın türüne özgü, bir amaca yönelik, davranışlardır. İçgüdüler bir veya birden fazla uyarana karşı ortaya çıkan otomatik davranışlar dizisidir. Refleks davranışlar bilinçsiz olarak gerçekleştirilirken, içgüdüler bilinçli olarak gerçekleştirilir. İçgüdüsel davranışlarda organizma belli bir uyartıya karşı daima aynı şekilde tepki gösterir. Bir türün tüm bireylerinde farklılık göstermez. Örneğin; örümceklerin ağ yapması içgüdüsel bir davranıştır. Örümcek bilerek ağ örer, ancak nasıl örüleceğini öğrenmemiştir. Örümcekler kalıtsal olarak türe özel ağlar yaparlar. Hayvanlarda yuva yapma, göçmen kuşların V şeklinde uçması, içgüdüsel davranışlardır.

Beyindeki hipotalamus bölgesi içgüdüsel davranışların kontrol merkezidir. Hipotalamus ve hipofiz ayrıca salgıladıkları hormonları ile çeşitli davranışları da kontrol eder.

2. ÖĞRENİLMİŞ DAVRANIŞLAR

Deneyimler sonunda değişen davranışlara öğrenilen davranışlar denir. Sonradan kazanılan bu davranışların ortaya çıkmasında en önemli unsur öğrenmedir. Bu tür davranışlar, aynı tür içinde farklı bireylerde birtakım farklılıklar gösterebilir. Öğrenme, canlının merkezi sinir sisteminin gelişmişliğine bağlı olarak değişir. Doğuştan gelen davranışların aksine öğrenilmiş davranışlar yeni bir uyarı karşısında hayvanın uygun davranışı göstermesine yardımcı olur. Öğrenmenin birkaç yolu vardır.

Alışkanlık Yolu ile Öğrenme

Bu tip öğrenmede, canlı belirli aralıklarla tekrar tekrar aynı şiddetteki uyaranın etkisinde bırakılırsa gösterdiği tepkinin şiddet ve çeşidi de yavaş yavaş azalır, sonunda o uyarana karşı tepki göstermez hale gelir. Alışma ile hayvanlar kendisine zarar vermeyecek uyarılara karşı tepki vermemeyi öğrenir. Öğrenin, tarlalara konulan korkuluktan kuşların önceleri korkması, daha sonra buna alışıp korkmazlar.

Şartlanma Yolu İle Öğrenme

Organizmanın, doğal uyarıcılara karşı gösterdiği tepkiyi tekrarlar sonucu yapay uyarıcıya karşıda göstermesidir.

Şartlanma yolu ile öğrenme iki şekilde gerçekleşir:

  • Klasik şartlanma; basit bir uyaran başka bir uyaranla aynı anda verilir, uyaranlar eşleşir ve basit bir refleks olur.

Rus fizyolog Pavlov’un yaptığı çalışmalarda köpeklerin zil sesine salya salgıladığı görülmüştür.

  • İşlevsel (operant) şartlanma; bir uyaranı bir ödül ya da ceza ile birleştirme sonucu öğrenme davranışı gerçekleşir. Operant şartlanma istenilen davranışların kazandırılmasında kullanılır. Canlıya yapması ya da yapmaması gereken davranışlar öğretilebilir.

İzlenim Yolu İle Öğrenme

Öğrenmenin basit bir şekli de görerek ve izleyerek öğrenmedir. Bazı hayvanların yavruları annelerinin arkasında yürümeyi, avlanmayı, saklanmayı görerek öğrenirler. Buna yaparak yaşayarak öğrenme de denir.

Kavrama Yolu İle Öğrenme

Canlıların, karşılaştıkları her yeni durum karşısında önceki deneyimlerinden yararlanarak sorunu çözmeyi bu yolla sağlar. Bu öğrenmede doğrular kadar yanlışların da rolü büyüktür.

3. Sosyal Davranışlar

Pek çok canlı su, ışık, nem ve sıcaklık v.b sebeplerden dolayı bir araya geldiler, topluluk oluştururlar. Aynı türden iki veya daha fazla canlının birbiriyle etkileşimi ile sosyal davranış oluşur. Hayvanların çoğu gruplar halinde yaşar ve bundan fayda sağlar. Bir sosyal grubu oluşturan bireyler özel görevleri yerine getirmek için farklılaşmışlardır. Sosyal davranışlar, işbirliği, yarışma, üstünlük hiyerarşisi, alan savunması şeklinde olabilir.

İş Birliğine Dayalı Davranışlar

Bir topluluğu oluşturan bireyler, avlanma, savunma, yaşam alanı bulma, çiftleşme ve yavruları koruyarak soylarını devam ettirme gibi karşılıklı iş birliğine dayalı olan davranışlar gösterirler.

Çatışma Ve Baskınlık Davranışları

Sosyal gruplar kalabalıklaştıkça besin, yaşam alanı ve eş için rekabet çoğalır. Rekabet grup içinde çatışmayı artırır. Çatışma, hayvanlar arasında sosyal hiyerarşinin oluşmasına neden olur. Sosyal topluluklarda hayat düzeni için yöneten ve yönetilen grup olmalıdır. Yönetici birey lideridir. Birçok hayvan gruplarında lider en kuvvetli, en hızlı olanı veya grup halinde iken en önde gidenidir.

Hayvanlarda Yurt Savunması

Her canlı hayati ihtiyaçlarını karşılayabilmek için belirli bir yaşam alanı (yurt) belirler. Bu yaşam alanının sınırlarını çevresindeki canlılara haber verir ve savunur. Hayvanlar arasındaki yurt edinme eğilimi, canlıların yaşadığı ortamı en verimli şekilde kullanmaya yöneliktir.

Sosyal Gruplarda İletişim

Sosyal gruplarda bireyler düzeni sağlayabilmek için iletişime ihtiyaç duyar. İletişim için çeşitli mesajlar oluştururlar. Bu mesajlar kimyasal salgılar, işitsel, görsel, elektriksel uyarılar şeklinde olabilir.

Etoloji Davranış BilimiKoku yardımıyla iletişim kuran hayvanlar feromon denilen kimyasal salgılar üretirler. Feromon özellikle böceklerde ve memelilerde yaygındır. Aynı türden olan canlılar salgıladıkları feromonları algılayabilecek özel reseptörlere sahiptir.

Sesli mesajlar böcekler, kurbağa, kuşlar, balinalar, yunus gibi hayvan gruplarında önemlidir.

Görsel mesajlar bal arılarının iletişimi sağlamada kullanılır. Arı topluluğu besin kaynaklarının yerini halka ve sallanma danslarıyla diğer arılara bildirir. Halka dansı besinin kovana yakın olduğunu belirtir. Sallanma dansı ise besinin kovana uzak olduğunu, ayrıca besinin yönünü belirtir. Besinin yerini anlatılırken güneşin konumunu ve yiyeceğin bu konuma olan açısı esas alınır.

Biyolojik Ritim

Fizyolojik ve davranışsal tepkilerin belirli periyotlar içinde tekrarlanmasına biyolojik ritim denir. Biyolojik ritim günlük, aylık ve yıllık döngüler şeklinde tekrarlanabilir.

  • İnsanlarda, dişilerdeki menstruasyon periyodu,
  • Şahinlerin gündüzleri, baykuşların geceleri avlanması,
  • Karıncaların Temmuz-Ağustos aylarında çiftleşmesi,
  • Kuşların mevsimlere göre değişik yerlere göç etmesi, biyolojik ritim örnekleridir.

Hayvan Biyolojisi ve İnsanda Sistemler

Diğer bağlantılar Biyoloji
Kategoriler : Lise Biyoloji Konu Anlatımları

Etiketler : , , , , , , , , , ,

Kullanıcı Adınız ya da Facebook ile Giriş Yapmak İçin Tıklayınız..